Evlilik, toplumumuzda bireylere saygınlık kazandıran bir kurum olarak görülüp, bilhassa genç nesil bu konuda cesaretlendirilmektedir. Bireylerin psikososyal gelişimsel düzeyleri uygun hale geldiğinde evlilik, gerçekten de, hayatı düzene sokmak ve kendini gerçekleştirme adına kişilere büyük fayda sağlar. Aile olma kavramı ile sorumluluk bilincini de geliştiren evlilik, ne yazık ki, her zaman gerektiği şekilde sağlıklı ilerleyemez. Bu gibi durumlarda, çözüm bulamayan çiftler boşanma sürecine doğru ilerler.

Toplumun evlilik kurumuna olan olumlu bakış açısı, zaman zaman mutsuz olan, şiddet yaşayan aileleri bile boşanma düşüncesinden geri bırakmaktadır. Bununla birlikte çiftler, çocuklarının varlığını göz önünde bulundurarak da boşanma ihtimalini göz önüne bile almazlar. Oysa yapılan araştırmalar göstermiştir ki, mutsuz olma pahasına sürdürülen evlilikler, çiftlere ve çocuklara boşanmaktan daha fazla zarar vermektedir.

Önemli olan, boşanma sürecini doğru yönetip hem çocukların hem de çiftin en az zararla yeni duruma uyum sağlamalarını sağlayabilmektir. Belki de bu konuda mühim nokta da bireylerin sadece çift olmaktan vazgeçtiklerini, bununla birlikte anne-baba vasıflarının devam ettiğini anlatmak ve çocuklara bunu hissettirebilmektir.

Gerekli özenin gösterilmediği durumlarda ortaya vahim sonuçlar çıkabilmektedir. Dünyada yapılan araştırmalar, incelenen suçlu gruplarının %40’ının parçalanmış ve eksik aileden geldiğini göstermektedir. Yavuzer’in araştırmaları ise; hükümlü gençlerimizin %22’sinin parçalanmış ve eksik ailelerden geldiğini ortaya koymaktadır.

Gelişim Dönemlerine Göre Çocukların Boşanmaya Tepkileri ve Çözüm Önerileri

1-3 yaş aralığındaki çocuklar; anne- babadan birinin taşındığını fark etse de sebebini idrak edemez. Artan ağlamalar, uyku sorunları, alta kaçırma, parmak emme gibi gerileme davranışları, öfke patlamaları, ısırma ve rahatsız edici davranışlar gözlemlenebilir.

Bu sorunların ortaya çıkmaması ya da var olanların en aza indirgenmesi adına; günlük hayatın rutinine devam etmek, sürekli kaygılı görünmekten kaçınmak ve çocukla verimli zaman geçirmek olumlu sonuçlar doğurabilir.

3-6 yaş aralığındaki çocuklar; anne-babadan birinin eskisi gibi yanlarında olmadığını fark etse de boşanmanın anlamını kavrayamaz. Öfkeli ve hırçın davranır, uyku düzeni bozulur ve kâbuslar eşlik edebilir, yaşananların sorumlusu olarak kendini görebilir.

Bunlarla başa çıkabilmek adına, çocuğa durumun sorumlusunun kendisi olmadığını net şekilde anlatmak, ne zaman isterse ayrı yaşadığı ebeveynini görebilmesine olanak sağlamak, çocuğa duygularını ifade edebileceği etkinlik ortamları sağlamak (resim, oyun vb.), çocuğu konuşma konusunda cesaretlendirmek sizi çözüme ulaştıracak adımlar olabilir.

6-11 yaş aralığındaki çocuklar; boşanma kavramını ve anne-babasının artık eskisi gibi bir arada olamayacağını anlayabilir. Bozulan uyku düzenine, baş ve karın ağrıları, kimsenin onu okuldan almayacağına dair kaygılar, aldatılmışlık hissi, istenmeme korkusu ve yanında olan aile bireyine öfkesini kusma nöbetleri eşlik edebilir.

Bu gibi durumlara çözüm getirebilmek adına; çocukla özel zamanlar geçirmek, planlar yapmak, yüz yüze iletişim kurmaya özen göstermek, ev dışında aktif olmasını sağlayarak duygusal boşalma yaşamasına yardımcı olmak, sürece dair tüm sorularını cevaplamak beklenen sonuçları verebilir.

Boşanma Sürecini Kolay Atlatabilmek Adına Çözüm Önerileri

  • Kent, ev ve bakıcı değişiklikleri için çocuğa zaman tanımak, bu değişiklikler için acele etmemek çocuğun ruh durumunun daha sakin kalmasına yardımcı olmaktadır. Hatta mümkünse, çocuğun yaşam tarzında ve okulunda değişiklik yapmamak ayrılığa uyumu kolaylaştırabilmektedir.
  • Öyle bir ihtimal söz konusu değilse; şaka yollu dahi olsa; “Sen istersen barışırız.” gibi ifadelerden kaçınmak gerekmektedir.
  • Anne-baba kendi aralarındaki çekişmeleri çocuğa yansıtmaktan kaçınmalıdır. Birbirleri hakkında olumsuz konuşmalar yapmamak; çocuğun anne-baba algısının değişmemesi ve gelecek kaygısı yaşamaması adına önem arz etmektedir.
  • Kaybedilen aile ortamının endişesi ile çocuğa abartılmış sevgi gösterilerinde bulunmak, anne-baba olma yarışına girmek çocuğu kötü yönde etkilemektedir.
  • Tekrar evlilik düşünen anne-babaların ilk önce boşanma sürecini atlatmayı beklemeleri, çocuğun sürece uyumu için zaman vermeleri hem çocuk hem de yeni kurulacak ailenin sağlam temeller üzerine kurulabilmesi için oldukça önem taşımaktadır.
  • Yepyeni bir hayata başlayan siz ve çocuğunuz için profesyonel bir yardım almak hem yaşananların kolay atlatılmasını sağlayabilir hem de anne-çocuk ya da baba-çocuk ilişkileri adına yepyeni bir sayfa açabilir.

Huzurlu, mutlu günler geçirmeniz dileğiyle…

Yararlanılan Kaynaklar

Prof. Dr. Haluk Yavuzer, Çocuğu Tanımak ve Anlamak, 2014
Prof. Dr. Haluk Yavuzer, Ana-Baba ve Çocuk, 2014
Yrd. Doç. Dr. Bünyamin Çetinkaya, Ruhsal Açıdan Sağlıklı Aile Sağlıklı Çocuk, 2010