Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) tanımına göre:

Çocuk istismarı, çocuklara bir yetişkin, toplum, devlet veya başka bir çocuk tarafından, bilinçli veya bilinçsiz olarak; bedensel, duygusal, zihinsel veya sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyen, çocuğun istismar veya şiddet olarak algılamadığı veya yetişkinlerin istismar olarak kabul etmediği davranışları da içine alan bir davranış uygulanmasıdır.

Çocuk ihmali ise istismara yakın fakat ayrı bir kavramdır. İhmal, bir diğer deyişle çocuk pasif istismarı, çocuğun bakımı, korunması, güvenliği, beslenmesi, giyim ve eğitim ihtiyaçlarının karşılanması, sağlığının korunması ve tıbbi bakımından, gözetiminden ve desteklenmesinden sorumlu kişilerin çocuğun bu temel gereksinimlerini ihmal etmesi ve/ veya karşılayamaması sonucu gelişiminin ve güvenliğinin zarar görmesidir.

İstismar türleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

A. Fiziksel istismar

Kaza sonucu olmayan ve çocukta fiziksel bir hasara, yaralanmaya ve hatta ölüme neden olabilen tüm erişkin davranışlarını kapsamaktadır. Bu davranışlar; cezalandırma, disiplin, öfke boşaltma ya da başka amaçlarla çeşitli yöntemlerle çocuğa uygulanan fiziksel şiddeti içermektedir. Çürükler, morarmalar, çıkık ve kırıklar ve baş travmaları, fiziksel istismar sonucu sıkça meydana gelen hasarlar arasında sayılmaktadır.

Fiziksel İstismara Uğrayan Çocuklarda Gözlemlenen Sorunlar

  • Fiziksel istismara uğrayan çocuk içine kapalı, endişeli, korkak, çaresizdir, otokontrolü bozulur. Kabuslar görür ve kendisini değersiz, terk edilmiş ve reddedilmiş hisseder.
  • Fiziksel istismara uğrayan çocuk, hem kendini sevmekte zorlanır, hem de başkalarını sevme becerisinden yoksun olur ve yeni ilişkilere girmeye korkar, bu yüzden yalnız kalır, toplumdan izole olur.
  • Aile içi şiddet davranışlarına şahit olan ve maruz kalan çocuk problem çözme yeteneğinden yoksun hale gelir ve fiziksel şiddeti problem çözme yolu olarak benimser. Ne yazık ki, ileride fiziksel şiddet uygulayan bir eş ve ebeveyn olabilme olasılığı artar.
  • Yeme bozuklukları, okul başarısızlığı, okuldan kaçma, çetelere katılma, madde bağımlılığı, evden kaçma, riskli ortamlarda bulunma, öfke ve sinirlilikle başa çıkamama, intikam duyguları besleme, kendi kendine zarar verme, mutsuzluk ve depresyonun diğer belirtilerinin görülme sıklığı istismara uğramamış bireylere göre daha yüksektir.
  • Çocukların bir kısmında olayların üstesinden gelebilmek adına çoğul kişilik geliştirme görülebilir.

B. Cinsel İstismar

Cinsel istismar psikososyal gelişimini tamamlamamış ve yaşı küçük bir çocuğun bir erişkin tarafından cinsel doyum için kullanılması şeklinde tanımlanabilir. Cinsel istismar; bedensel temas içeren ve bedensel temas içermeyen davranışlar olarak iki boyuta ayrılır. Bedensel temas içermeyen türe teşhircilik, gözetleyicilik ve cinsel ilişkinin çocuklara izletilmesi gibi davranışlar; bedensel temas içeren cinsel istismar kapsamına ise, vajinal, oral ve anal cinsel ilişkiler, ırza geçme, genitallerle oynama, ensest ve fuhuş gibi durumlar girer.

Cinsel İstismara Uğrayan Çocuklarda Gözlemlenen Sorunlar

Fobiler, madde bağımlılığı, evden ve/veya okuldan kaçma, ciddi yeme bozuklukları ( anoreksia nevroza ), aşırı sinirlilik, rastgele cinsel ilişkide bulunma, kronik cinsel enfeksiyonlar, obsesif kompülsiyon, öğrenme bozuklukları, sosyal içe kapanma, kendinden küçüklere cinsel istismarda bulunma psikoz ve özkıyım gibi durumlar için risk grubunu oluşturabilirler.

İstismar türleri arasında, en ağır olanı şüphesiz cinsel istismardır. Bu istismar türünün var olduğu durumlara genellikle duygusal, fiziksel istismarın eşlik ettiği bilinen gerçekler arasındadır. Cinsel istismar ve sonuçlarını, maruz kalan mağdurlara yardım sürecine ayrıntılı şekilde başka bir yazıda değinmenin daha doğru ve faydalı olacağı inancındayım.

C. Duygusal İstismar

Duygusal istismar çocukların kendilerine bakmakla yükümlü olan kişiler tarafından olumsuz tutum ve davranışlara maruz kalarak, gereksinim duydukları ilgi, sevgi ve bakımdan mahrum edilmesi olarak tanımlanır. Duygusal istismarda fiziksel ve cinsel istismarda olduğu gibi somut fiziksel bulgular olmamasına rağmen, çocuk psikolojik olarak derinden etkilenir. Fiziksel hasarın izleri zamanla ortadan kalkmasına karşın duygusal hasarın etkileri yıllarca devam eder.

Duygusal İstismara Uğrayan Çocuklarda Gözlemlenen Sorunlar

Duygusal istismar süreğen hale geldiğinde çocuk aileden uzaklaşır, gergin, uyumsuz ve saldırgan davranışlar sergiler. Alt ıslatma( enüresis), dışkı kaçırma ( encopresis), iştahsızlık, yalan söyleme, hırsızlık, duygusal açıdan tutarsızlık ve uyumsuzluk, organik nedeni olmayan büyüme geriliği, depresyon, güvensizlik, içe dönüklük, intihar, olumsuz benlik kavramı, düşük benlik saygısı vb. fiziksel ve ruhsal problemlerin ortaya çıkması konusunda risk grubunu oluşturabilirler.

D. Ekonomik İstismar

Çocuğun gelişimini engelleyici, haklarını ihlal edici işlerde ya da düşük ücretli iş gücü olarak çalışması ya da çalıştırılması ekonomik istismar olarak tanımlanmaktadır.
Gelir dağılımında giderek artan adaletsizlik, yaygınlaşan yoksulluk, köyden kente hızlı göçler ve bunun sonucunda ortaya çıkan toplumsal ve ekonomik sorunlar ekonomik istismar vakalarını arttırmaktadır. Kaçak işçiliğin artması, çocuk emeğinin ucuz olması ve işverenin ucuz işgücünü tercih etmesi sonucunda çalışan ya da çalışma yaşamına zorlanan çocuk sorunu ortaya çıkmaktadır.

Ekonomik İstismara Uğrayan Çocuklarda Gözlemlenen Sorunlar

Ekonomik istismara uğrayan çocuk, gelişimsel dönemin gereklerini yaşayamayan, duygusal boşlukları olan ve çoğu zaman eğitim hayatından uzak kalan bir birey haline gelebilir.

Yararlanılan Kaynaklar

Prof. Dr. Adnan Kulaksızoğlu, Ergenlik Psikolojisi, 2011
Nur Yalçın, Türkiye’de Çocuk İstismarı ve Çözüm Önerileri, Yüksek Lisans Projesi, 2011