“Çocuğa cinsel istismar” konulu haberlerin neredeyse her akşam karşımıza çıktığı günler yaşıyoruz. Kimi bir istismar teşebbüsü, kimi bir öğretmenin ortaya çıkardığı yıllarca sürmüş bir tecavüz, bazen gebelikle sonuçlanmış ve ortaya çıkmış bir istismar… Ne yazık ki, bir o kadar da ortaya çıkamamış, çıkarılamamış, ihbar edilmiş olsa bile cezai süreci durdurulmuş istismar vakası söz konusu…

Bahsetmek istediğim kitap, cinsel istismarın en zor kabul edilen ve en güç ortaya çıkarılabilen türü olan ensest ile ilgili. İsmini de aslında tam olarak bu durumdan alıyor: Kardeşini Doğurmak.

Cinsel istismar gerçekleştiği toplumun özellikleriyle bağlantılı olarak – belirtiler çoğu zaman net olsa da- ortaya çıkarılması güç bir istismar türüdür. Ensest ise, bu zorluğa ek olarak aile bütünlüğünü temelinden sarsacağı endişesi ile ortaya çıkarılması daha da güçleşen bir durum haline gelmiştir. Belki de, bu durum içten içe gerçek olmamasını dilememiz ile de doğru orantılıdır.

Kitabın yazarı Büşra Sanay; bu noktada okuru yıllarca süren araştırma sonuçları ile derinden sarsıyor. Sadece kayda geçmiş, ortaya çıkmış kadarı bile içinde yaşadığımız toplumu sorgulamaya yetecek nitelikte hikayeler. Okurken, sadece bir hikaye olmasını dileyeceğiniz ama onca masumun kara bulutu haline gelmiş yaşanmış hikayeler.

Özellikle, bu tür vakaların tespit ve ihbar sürecinde etkin rol alan okul psikolojik danışmanı meslektaşlarıma tavsiyemdir.

Yazımı Zülfü Livaneli’nin bu kitap için kaleme aldığı satırlar ile bitirmek istiyorum:

“Büşra Sanay insanlığın  en karanlık noktasına, en bağışlanmaz suçuna büyük bir cesaretle eğiliyor ve ne kadar acı olursa olsun gerçeğin gözünün içine bakmaya çağırıyor bizi. Belki de arınma, bu yüzleşmelerle gelecek. Büşra gibi duyarlı insanların acı çekme pahasına yazdığı, böyle önemli kitaplarla… Okurken sarsılacaksınız hem de çok sarsılacaksınız. Sanırım gerekli olan da bu.”

Kardeşini Doğurmak, Büşra Sanay.

Doğan Kitap, 2018.