İşte o gün geldi! Okuduğum, sahip olduğum- olamadığım onca kitabın arasından en kıymetli olanı anlatma vakti… Şeker Portakalı…

Zeze… Haylaz, duygusal, zeki, merhametli ve cesur bir başkahraman… Koskoca bir romanı sırtına alıp taşıyabilecek kadar içi dolu, ama sadece 5 yaşında bir çocuk. Yoksul bir yaşantı içinde, inadına zengin hayaller taşıyan minik bir dünya onunki. Etrafındakilerin çok da anlam veremediği küçük oyunlar dönüyor aklında. Saklı tutuyor üstelik bunları:

— Nen var Zezé?
— Hiç. Şarkı söylüyordum.
— Şarkı mı söylüyordun?
— Evet.
— Öyleyse ben sağır olmalıyım!

İnsanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? Bir şey demedim. Bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim.

Bir gün; arkadaşları ile oynadıkları bir cesaret oyunu Zeze için yeni bir kapı açar. İçinde pek de tanımadığı duyguların saklı olduğu bir dünyanın kapısını… Yetişkin bir dostu vardır artık Zeze’nin, bir de sırdaşı bir portakal fidesi… Dostluk; yeni bir deneyimdir Zeze için.

seker- portakaliNe yazık ki; başka şeyler de öğretir küçüğümüze hayat; okurken içinizin ısınacağı, içinizin acıyacağı…

Şeker Portakalı; José Mauro De Vasconcelos’un edebiyat dünyasına büyük bir hediyesi. 1968 yılında yazılmış bir romanın hala bu denli seviliyor olması da bunun bir göstergesi aslında. Bir yetişkin olarak hala okumadıysanız elinizi çabuk tutun. Ancak geç kaldığınızı düşünmeyin, endişeye gerek yok. Zira; Zeze ne zaman okursanız okuyun elinden tutacak bir çocuk bulacaktır içinizde.

Çocuklarınızın kitapları arasında da ön sırayı teslim edin Zeze’ye. Onlar da bu dünyaya sığmayan küçük yürekle arkadaş olsunlar.

Çok keyifli okumalar…

Not: Merak edenler için Zeze’nin maceraları; José Mauro De Vasconcelos’un Güneşi Uyandıralım ve Delifişek romanları ile devam etmiştir.

Bir diğer not: Şeker Portakalı aynı isimle sinemaya da uyarlanmıştır.

Şeker Portakalı, José Mauro De Vasconcelos
Can Yayınları.